18 Mart 2011 Cuma

Yürüme

hiçbir şey aslında göründüğü kadar zor değil.

birçok insana göre şu an zor bir dönemden geçiyorum - sağlık mevzusunda -.

ama ben öyle hissetmiyorum.

ne bileyim, pek çok insana zor gelen formaliteler, yapmam gerekenler, kullanmam gereken ilaçlar, hastanede geçirdiğim süre, kötü ihtimaller, can sıkıcı bekleyişler.

hiç.

içerden her şey farklı. insan alışmaya ne yatkın. saniyeler içinde kabullenme süreci başlayabiliyor bazen.


çünkü her zaman olduğu gibi ;
Life has a funny way of helping you out.

beni "yoklayan" bu şey, "ben burdayım" diyen bu şey, hastalıktan öte sanırım. hatta tam olarak hastalık olduğuna bile emin değilim, bilim camiasının yalancısıyım. bana ben burdayım diyen şeyin, orda olduğunu hiç öğrenmeseydim eğer diye düşünüyorum da... korkutucu geliyor. sanırım o zaman, yumruklarımın olduğunu hiç fark etmeyecektim, bir şeyi alt edebilme gücüne sahip olduğumu bilemeyecektim. uysal kedi hayatıma devam edip içimde çırpınan yeleliyi canından bezdirmeye devam edecektim. yaklaşık 2 aydır bir savaşın ortasındayım. yani o kadar imalı ki aksini düşünmek çok zor. savaşım, vücuduma dışarıdan giren bir şeye karşı değil, kendime karşı. içimde beni savunacak yegane varlığa karşı. raydan çıkması muhtemel oda sıcaklığındaki hayatımın pencerelerinden patlak veren sel gibi. ilk aşamada huzursuz eden, lanet ettiren, sonrasında daha güzel ve sağlam bir eve taşınmana neden olan. şu an taşınma sürecim yeni başladı. sanırım önce felaketten bana kalanları toplayıp hazır etmeliyim, burası biraz pis ve karışık. meşakatli olacak ama ben burdayım. alabildiğim her şeyi alana kadar da burda kalmaya devam edeceğim.

sonra,

gidecek çok güzel bir yer biliyorum.