29 Nisan 2009 Çarşamba

Ben Bu Aralar

Dünyanın dışına atılmış bir adım mıydım bilmiyorum. Aşk gerçekten de sonucu kaybetmek olarak sabitlenmiş bir boşa kürek çekme oyunu mu, kim bilir. Bana bence sen şöylesin, derken dillendirdiği gerçekten de aklından geçen miydi? - muallak. Sabitleri sabit yapan şey sanki görece düşünceler, farklı beyinler değil mi... e öyleyse işte asıl soru : kime göre, neye göre?

Kafam kurcalanıyor değişkenler tarafından. Minik, iflah olmaz mikroplar gibi her bir hücreme sızıyor ve bütün sistemimi bir çöp kutusu haline getiriyorlar. Binalarım yıkıldı, kağıttan gemilerim yandı, sularım taştı, güzel çiçeklerim ezildi, o huzurlu ütopik şehrimi bak şimdi ne hale getirdiler . Gün geçtikçe işgal ediliyorum, talan ediliyorum, derken çeşitleniyorum, çeşitleniyorum diye sevinirken de düğüm oluyorum.

Düğüm çözülene kadar işe yaramazım.

27 Nisan 2009 Pazartesi

Fetüs

Güzel bir güne uyandığınızı düşünürsünüz bazen. Evet, evet neden olmasın... Güneşiyle gözlerinizin içine içine alabildiğine gülümseyen bir gün, hadi kalk diyen. Erken bir saat, güne yetişebilmenin huzurunu getirir. Film karelerinden arda kalanlara benzetmeye çalıştığınız kahvaltınızı hazırlamaya koyulursunuz. Ve mutlu bir müzik eşlik eder çalışan ellerinizin ritmine.İçin için gülümsersiniz halinize, şuna bakın neredeyse dans edeceksiniz! Bütün heveslendikleriniz, heyecanlandıklarınız sarmalar sizi. Sonunda o sihirli sözcük de başlar damarlarınızda dolaşmaya. "mutluluk!". Dersiniz ki - zaman yok, zaman yok boşa harcamaya! her günümün kıymetini bilmeliyim, bugün yeni bir adım atmalıyım! - Sahi bilinçli bir şekilde yarattığınız bu korunaklı inorganik anne karnının içinde en fazla ne kadar adım atabilirsiniz?

Bunu fark eden ama henüz sizin fark edemediğiniz siz, hazırlanmaya başlar balon hayatınızın içinden, karşılaşacağınız ilk "yabancıyla" başlayacak olan hayata.Adımlarınız hayata yaklaştıkça heyecan korkuya karışır, mutluluk endişeye bulaşır, merak ise sinsi bir acabaya dönüşür.

Bu minik yapay balonun saflığı gerçeğin vahşiliğini sezmesine rağmen yine de heveslenirse, "dışarıya" attığınız ilk adımda kafanıza -ummaktaki başarınız yüzünden- talih kuşu görünümlü bir kanatlının - ya da kim bilir, bir bacaklının- pisleyeceğinden çok eminim.

Imitation Of Life

charades, pop skill
water hyacinth, named by a poet.
imitation of life
like a koi in a frozen pond
like a goldfish in a bowl
i dont want to hear you cry

thats sugarcane that tasted good
thats cinnamon thats hollywood
c'mon c'mon no one can see you try

you want the greatest thing
the greatest thing since bread came sliced.
you've got it all, you've got it sized.
like a friday fashion show teenager
freezing in the corner
trying to look like you dont try

thats sugarcane that tasted good.
thats cinnamon thats hollywood
c'mon c'mon no one can see you try

no one can see you cry

thats sugarcane that tasted good
thats freezing rain thats what you could
c'mon c'mon no one can see you cry

this sugarcane
this lemonade
this hurricane, i'm not afraid.
c'mon c'mon no one can see me cry
this lightning storm
this tidal wave
this avalanche, i'm not afraid.
c'mon c'mon no one can see me cry


thats sugarcane that tasted good
thats who you are, thats what you could
c'mon c'mon no one can see you cry