28 Şubat 2018 Çarşamba
28 Şubat
Kafam boşluğun algısından ağrıyor.
12 Şubat 2018 Pazartesi
Nietzsche
Her büyük insanın geriye doğru etkisi olan bir gücü vardır: bütün tarih o insan için yeniden tartıya konur ve geçmişin binbir sırrı saklandığı yerden sürüne sürüne çıkar ortaya - onun güneşine. Günün birinde daha nelerin tarih olacağı önceden kestirilemez. Geçmiş, belki de, aslında açığa çıkarılmamıştır.
Aktaran Ioanna Kucuradi, Nietzsche ve İnsan s. 10
Aktaran Ioanna Kucuradi, Nietzsche ve İnsan s. 10
8 Şubat 2018 Perşembe
Büyüyünce
benim öykümde kırmızı başlıklı kız, olayların cereyan edip nihayete erdiği o eve hiç ulaşamıyor.
ormanın ortasında, karda kışta, elinde sepetiyle yolunu kaybediyor.
içinden çıkılmaz bir kabustaki gibi, aynı yerde debelene debelene bütün zamanını yitiriyor.
içinde hep yetişmesi gereken bir yer burkulmasıyla.
bir süre önce hayattaki en büyük zayıflığımı keşfettim. bazı şeyler burnunuzun ucunda dursa da onu isimlendirmezseniz algılayamıyorsunuz. ben sonunda isimlendirmeyi başardım. ona bir oda verdim, bir evi oldu.
ama ben bunun, aynı zamanda en büyük gücüm olduğunu da düşünmüştüm.
artık emin değilim.
bazı şeylerin üstünü kapatmak bir sonraki alelade zamanlara şiddetli miraslar bırakıyor.
devraldığım o mirasın girdabının içindeyim şu an.
modern çağlarda hiçliğin içinden kaos doğuyor.
ama belki de hiçlik dediğimize daha yakından bakmalıyız.
ruhum bıraksam bedenimden çıkıp kendini camdan aşağı atmakta bir saniye tereddüt etmezdi.
en büyük sorunum, you know that donçyu.
ne yapacağımı bilmiyorum, bir yerden başladım ama şimdi yine hiçbir yere varamıyorum.
yine o ormanın ortasında debeleniyorum.
bundan daha korkutucu bir his ne olabilir diye düşünüyorum, çünkü kendimizi rahatlatmaya çalıştığımızda hep daha kötüsünü hayal etme ihtiyacı hissederiz.
aklıma bir şey gelmiyor.
biliyorum her bir saç teli köküm beynime ulaşan havalandırma boşlukları olsaydı şu an -25 derecede buram buram tüten devasa bir sigara olarak dolaşıyor olurdum.
çocuk gibi gözlerimi kapatıp dilek diliyorum :
gözlerimi kapatayım ve açtığımda ne yapacağımı biliyor olayım,
çocukken mucizeler bizi eğlendirir, büyüyünce onlara ihtiyaç duyarız.
ormanın ortasında, karda kışta, elinde sepetiyle yolunu kaybediyor.
içinden çıkılmaz bir kabustaki gibi, aynı yerde debelene debelene bütün zamanını yitiriyor.
içinde hep yetişmesi gereken bir yer burkulmasıyla.
bir süre önce hayattaki en büyük zayıflığımı keşfettim. bazı şeyler burnunuzun ucunda dursa da onu isimlendirmezseniz algılayamıyorsunuz. ben sonunda isimlendirmeyi başardım. ona bir oda verdim, bir evi oldu.
ama ben bunun, aynı zamanda en büyük gücüm olduğunu da düşünmüştüm.
artık emin değilim.
bazı şeylerin üstünü kapatmak bir sonraki alelade zamanlara şiddetli miraslar bırakıyor.
devraldığım o mirasın girdabının içindeyim şu an.
modern çağlarda hiçliğin içinden kaos doğuyor.
ama belki de hiçlik dediğimize daha yakından bakmalıyız.
ruhum bıraksam bedenimden çıkıp kendini camdan aşağı atmakta bir saniye tereddüt etmezdi.
en büyük sorunum, you know that donçyu.
ne yapacağımı bilmiyorum, bir yerden başladım ama şimdi yine hiçbir yere varamıyorum.
yine o ormanın ortasında debeleniyorum.
bundan daha korkutucu bir his ne olabilir diye düşünüyorum, çünkü kendimizi rahatlatmaya çalıştığımızda hep daha kötüsünü hayal etme ihtiyacı hissederiz.
aklıma bir şey gelmiyor.
biliyorum her bir saç teli köküm beynime ulaşan havalandırma boşlukları olsaydı şu an -25 derecede buram buram tüten devasa bir sigara olarak dolaşıyor olurdum.
çocuk gibi gözlerimi kapatıp dilek diliyorum :
gözlerimi kapatayım ve açtığımda ne yapacağımı biliyor olayım,
çocukken mucizeler bizi eğlendirir, büyüyünce onlara ihtiyaç duyarız.
Bizim Gibi
Arzulu mudur acaba
Bir tank, rüyasında
Ve ne düşünür tayyare
Yalnız kaldığı zaman
Hep bir ağızdan şarkı söylemesini
Sevmez mi acaba gaz maskeleri
Ay ışığında?
Ve tüfeklerin merhameti yok mudur
Biz insanlar kadar olsun?
Orhan Veli
Bir tank, rüyasında
Ve ne düşünür tayyare
Yalnız kaldığı zaman
Hep bir ağızdan şarkı söylemesini
Sevmez mi acaba gaz maskeleri
Ay ışığında?
Ve tüfeklerin merhameti yok mudur
Biz insanlar kadar olsun?
Orhan Veli
6 Şubat 2018 Salı
Gorbaçov
Kötü bir hükümet için en tehlikeli an, hükümetin yollarını tamir ettiği andır.
Tocqueville, aktaran Andrew Heywood, Siyasi İdeolojiler s. 144
Tocqueville, aktaran Andrew Heywood, Siyasi İdeolojiler s. 144
5 Şubat 2018 Pazartesi
Pessoa
" Japon çay fincanlarımdan birisi kırıldığında, gerçek nedenin bir hizmetçinin özensiz ellerinin değil o porselenin kıvrımlarına yerleşen desenlerin kaygıları olduğunu düşünürüm. "
3 Şubat 2018 Cumartesi
Belki de En İyi
Gözü ısrarla yatağının ucunda uyuyan kedisine takılıyor. İstemsizce çattığı kaşları, düşündüğü önemli şeylerin getirdiği dalgınlıkla birleşip ikisini birden sessizlikle boğuyor. İçinde belli belirsiz, tatlı bir heyecanla, kaygıdan doğan sıkıntı kol kola. Her zamankinden. Kim bilir, belki de en iyi o yaşıyordur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)