6 Temmuz 2012 Cuma
Gözlerim ağrıyor.
Bilmiyorum neden ama kalkıp gidesim var.
Neden insan kaçtığı bütün cevaplar için bilmiyorum der...
Biliyorum bal gibi.
Ama şu an bunun bir önemi yok. Beni çözüme ulaştıracak bir araç değil bu, olamayacak da. Geçen gece yatağımdayken uzun süredir hiç hayal kurmadığımı fark ettim. Bir zamanlar bu, beni çok mutlu eden bir şeydi.
Artık hayal kurmuyorum. Daha gerçek olan hep daha mı mutsuz olur? Bazen yaşadığım an'ı bile hayal etmeyi denediğimde daha güzel geliyor.
Kafam boşluklarla dolu. Neredeyse havaya yayılacağımı hissediyorum. Ayaklarım yerden kesiliverecek sanki. Bütün boşluklarda öylesine salınmaya başlayacağım. Oda oda, sokak sokak dolaşıp yüzüme vuracak olan rüzgarın beni rahatlatamamasına hayıflanacağım ve daha rahat nefes alabilmek için daha derinden soluyacağım. İşe yaramayacak. Yani yine çözümü yanlış yerlerde aramış olacağım.
Ben kendimden bir şey anlamadım.
İnsanım diye sırf, başkalarına sordum, başkalarını gözlemledim, onlar da benim gibi hissediyor mu diye düşündüm. Neden bazılarının hep aynı, bazılarının hep tamamen farklı olduğunu da çözemedim. Soruların tek cevabı, yeni sorular oldu her zaman. Öyle ki neredeyse en baştaki soruyu unuttum. Biliyorum böyle yapmamalıyım.
Ama aslında hem yapmalıyım hem yapmamalıyım.
İşte her şey böyle muğlak. Her şey müphem. Ve m ile başlayan değişik ama aynı anlamı taşıyan kelimelerin hepsi.
İnsanın zaman kavramını algılamaya, göz önünde bulundurmaya başlamasından sonrası hep bir endişe hali.
Eskiden zamanın farkında değildim. Artık sürekli saati kontrol etme ihtiyacı hissediyorum ve hep bir gün sonu değerlendirmesi yapıyorum ister istemez. Belki de o yuvarlağa, o iki çubuğu hiç yerleştirmemeliydik.
Neyse....
Yorgunum, ne diyeyim. Arayışımdan yorgunum. Hala, hala, hala aramaktan yorgunum.
Her şeyin gelip geçtiği bir yerde, durup hareket halindeki şeylere odaklanma ve değer biçme çabamdan yorgunum.
Bilmiyorum neden ama kalkıp gidesim var.
Neden insan kaçtığı bütün cevaplar için bilmiyorum der...
Biliyorum bal gibi.
Ama şu an bunun bir önemi yok. Beni çözüme ulaştıracak bir araç değil bu, olamayacak da. Geçen gece yatağımdayken uzun süredir hiç hayal kurmadığımı fark ettim. Bir zamanlar bu, beni çok mutlu eden bir şeydi.
Artık hayal kurmuyorum. Daha gerçek olan hep daha mı mutsuz olur? Bazen yaşadığım an'ı bile hayal etmeyi denediğimde daha güzel geliyor.
Kafam boşluklarla dolu. Neredeyse havaya yayılacağımı hissediyorum. Ayaklarım yerden kesiliverecek sanki. Bütün boşluklarda öylesine salınmaya başlayacağım. Oda oda, sokak sokak dolaşıp yüzüme vuracak olan rüzgarın beni rahatlatamamasına hayıflanacağım ve daha rahat nefes alabilmek için daha derinden soluyacağım. İşe yaramayacak. Yani yine çözümü yanlış yerlerde aramış olacağım.
Ben kendimden bir şey anlamadım.
İnsanım diye sırf, başkalarına sordum, başkalarını gözlemledim, onlar da benim gibi hissediyor mu diye düşündüm. Neden bazılarının hep aynı, bazılarının hep tamamen farklı olduğunu da çözemedim. Soruların tek cevabı, yeni sorular oldu her zaman. Öyle ki neredeyse en baştaki soruyu unuttum. Biliyorum böyle yapmamalıyım.
Ama aslında hem yapmalıyım hem yapmamalıyım.
İşte her şey böyle muğlak. Her şey müphem. Ve m ile başlayan değişik ama aynı anlamı taşıyan kelimelerin hepsi.
İnsanın zaman kavramını algılamaya, göz önünde bulundurmaya başlamasından sonrası hep bir endişe hali.
Eskiden zamanın farkında değildim. Artık sürekli saati kontrol etme ihtiyacı hissediyorum ve hep bir gün sonu değerlendirmesi yapıyorum ister istemez. Belki de o yuvarlağa, o iki çubuğu hiç yerleştirmemeliydik.
Neyse....
Yorgunum, ne diyeyim. Arayışımdan yorgunum. Hala, hala, hala aramaktan yorgunum.
Her şeyin gelip geçtiği bir yerde, durup hareket halindeki şeylere odaklanma ve değer biçme çabamdan yorgunum.
Haunting
Uyan hadi.
Çantalarımızı toplayıp olmayacak yerlerde olmayacak şeyler yapalım.
Hayır, yeni bir akım değil. Düşünmeden lütfen.
Bastırdığımız ama ortaya çıkmak için can atan şeyleri görür olalım yine.
Rüzgarla başlasın.
Güneş doğduğunda hiçbir şey değişmesin mesela.
Sen ve ben yine gülüyor olalım.
Sır saklar gibi.
You're forgiven but not forgotten.
Çantalarımızı toplayıp olmayacak yerlerde olmayacak şeyler yapalım.
Hayır, yeni bir akım değil. Düşünmeden lütfen.
Bastırdığımız ama ortaya çıkmak için can atan şeyleri görür olalım yine.
Rüzgarla başlasın.
Güneş doğduğunda hiçbir şey değişmesin mesela.
Sen ve ben yine gülüyor olalım.
Sır saklar gibi.
You're forgiven but not forgotten.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
